DHA YURT BÜLTENİ-5

HATAY’DA TARIM İŞÇİLERİNİ TAŞIYAN MİDİBÜSLE TIR ÇARPIŞTI: 1 ÖLÜ, 26 YARALI (2) Hatay’ın Erzin ilçesinde demir yüklü TIR ile tarım işçilerini taşıyan midibüs çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 1 kişi yaşamını yitirdi 26 kişi yaralandı. Kaza, saat 06.30 sıralarında, D-817 yolunun Kısıklı mevkisinde meydana geldi. Tarım işçilerini taşıyan Hacı Kartal, adres sormak için 01 ABT 581 plakalı servis midibüsünü yol kenarına park etti. Bu sırada midibüsteki 30 kişiden 4’ü indi. Aynı yönden gelen Halit Topal yönetimindeki 31 PA 838 plakalı demir yüklü TIR ise kontrolden çıkıp, park halindeki midibüse çarptı. Çarpmanın şiddetiyle midibüs, şarampole yuvarlanırken, TIR ise beton bahçe duvarına çarptı. Kazada midibüste bulunan 26 kişi ile TIR sürücüsü Halit Topal yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine, kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık görevlilerince ambulanslarla Osmaniye ile Hatay’ın Erzin, Dörtyol ve İskenderun ilçelerindeki hastanelere kaldırıldı. Tedaviye alınan 27 yaralıdan tarım işçisi Adile Bahçe (59), tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Diğer yaralıların tedavisi sürdürülürken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. ERZİN (Hatay), ====================== LİSELİLERİN ‘İSTİKLAL MARŞI’ KLİBİ TIKLANMA REKORU KIRDIErzurum’da lise öğrencilerinin öğretmenleriyle birlikte hazırladığı İstiklal Marşı klibi tıklanma rekoru kırdı.Merkez Aziziye ilçesindeki 18 derslikli Ilıca İMKB Yavuz Selim Sosyal Bilimler Lisesi’nde 35 öğretmen eşliğinde eğitim gören 450 öğrencinin rol aldığı klipte duygulu dolu anlar yaşandı. Okul Müdürü Ümit Gergit’in selamlaması ile başlayan klipte öğrenciler, Barış Pınarı Harekatı’nda görev alan Mehmetçiğe İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını okuyarak destek verdi. Sosyal medyada beğeni toplayan klip kısa sürede tıklanma rekoru kırdı. Hazırladıkları koreografi ile harekatta görev alan Mehmetçiğe destek verdiklerini söyleyen Gergit, ‘Gündemde olan selamlamayı, İstiklal Marşı eşliğinde bir klip çekip askerimize destek verdik. Duygu yüklü bir klip oldu. Sosyal medyada paylaşıldıktan kısa bir süre sonra binlerce kişi tarafından beğenildi. Erzurum’dan askerimize selam olsun’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Çekilen klipHaber:  Turgay İPEK/ ERZURUM, ==========================GÜN IŞIĞI GÖRMEDEN 14 GÜN NAKİL YAPTILARAntalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi organ nakli merkezinin 17 kişilik cerrahi ekibi, 30 günde 20 böbrek ve karaciğer nakli gerçekleştirdi. 14 gün boyunca ameliyathaneden hiç çıkmayan ekip, 2 hastaya canlıdan böbrek, 18 hastaya ise kadavradan böbrek ve karaciğer nakli gerçekleştirdi.Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Tuğrul Çakır, eylül ayında yoğun bakım servisinde 13 beyin ölümü gerçekleştiğini, o hastaların ailelerinin bağışçı olması üzerine 20’si Antalya’da, 21’i çevre illerdeki merkezlerde olmak üzere 41 hastaya umut olunduğunu söyledi. Doç. Dr. Tuğrul Çakır, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi organ nakli merkezi olarak, saat mefhumuna bakmaksızın sürekli teyakkuz halinde olan yaklaşık 80 kişilik bir ekip olduklarını kaydetti.’41 HASTAYA VESİLE OLDUK’Yardımcı sağlık personelinden hekimlere kadar organ nakli ameliyatlarının müthiş bir disiplinle yürütüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Tuğrul Çakır, ‘Başta Sağlık Bakanlığı daire başkanlığındaki görevli arkadaşlarımızın gayretleriyle bir ay içerisinde 41 hastaya umut olduk. 41 hastanın 20’sine biz ekip olarak karaciğer ve böbrek nakli ameliyatları gerçekleştirdik. 9 karaciğer, 11 böbrek nakli ameliyatı yaptık’ dedi.Eylül ayında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde 13 beyin ölümüne tanık olduklarını belirten Doç. Dr. Çakır, şunları söyledi: ‘O hastaların yakınlarıyla yapılan görüşme sonunda organ bağışçısı haline getirilerek yaşam bekleyen diğer hastalarımızın nakil operasyonlarına aracı olduk. Çevredeki merkezlere de 21 organ gönderilmesine sebep olduk. Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın organlarını almak transplantasyon cerrahlarının tercihidir ama Türkiye’de yeterli organ bağışı olmadığı için canlıdan nakillere yöneliyoruz. Bizim geçen ay yaptığımız ameliyatlarımız içinde 2 tane canlıdan böbrek nakli de vardı.”SADECE EKİBE DEĞİL, AİLELERİNE DE TEŞEKKÜR EDİYORUM’Eylül ayında çok özverili bir süreç yaşadıklarını anlatan Doç. Dr. Çakır, ‘Genel cerrahi ekibi olarak 5 hekim, 8 ameliyathane hemşiresi, anestezi uzmanları ve teknisyenlerle birlikte ameliyathanede görevli personel, kademeli dinlenmeyle yani birbirimizi dinlendirerek bir ayın 14 gününü ameliyathanede geçirdik. Sadece ekip arkadaşlarımızın her birine teşekkür etmiyorum, evlerinde bu yükü çeken çocukları, eşlerine de bu yorucu tempoya ayak uydurabildikleri için teşekkür ediyorum’ diye konuştu.’BİZ ÇOK GÜZEL BİR EKİBİZ’Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Ayça İnci ise bir aylık sürecin, hem hazırlık hem de sonraki aşamalarının çok yoğun geçtiğini belirterek, ‘Biz çok güzel bir ekibiz’ dedi. Cerrahi, nefroloji, gastroenteroloji, göğüs ve enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım ve yardımcı personelle birlikte gece gündüz özveriyle çalıştıklarını kaydeden Doç. Dr. İnci, ‘Ben bir nefrolog olduğum için böbrek yetmezliği hastalarımızın diyaliz süreçlerini iyi biliyorum. O süreç çok üzücü geçiyor. Kadavradan ya da canlıdan nakil sonrası onların mutluluklarını görmek benim için çok güzel. Yoğun bir tempo ama sonu keyifli’ dedi.’ALLAH HERKESTEN RAZI OLSUN’Sağlıklarına kavuşarak taburcu olan hastalar bir araya gelerek doktorlarını ziyaret etti. Buluşmada duygulu anlar yaşanırken, hastalar minnettarlıklarını alkışlarla gösterdi. Geçen ay organ nakli olan Birgül Yaşar (31) ise doğuştan böbrek hastası olduğunu, 17 yıldır diyalize girdiğini belirterek, kadavradan yapılan nakille yeniden hayata döndüğünü söyledi. Çok mutlu olduğunu anlatan Yaşar, ‘Sanki yeniden doğdum. Yıllardır diyalize giriyordum. Herkese teşekkür ederim. Hepsinin ömrü uzun olsun, hepsinden Allah razı olsun’ dedi.’KENDİMİ ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM’Yeğeninden böbrek alan Hasan Çağıl (53) da 5 yıldır yüksek tansiyon nedeniyle kronik böbrek yetmezliği hastası olduğunu belirtti. Çağıl, ‘Hastalığım nedeniyle tedavi görüyordum ama artık son aşamaya gelmiştim. Diyalize girmem gerekiyordu. 35 yaşındaki yeğenim ‘Dayı ben sana böbreğimi vereyim’ deyince çok mutlu oldum. Yeğenime minnettarım’ dedi. Kendisini sağlığına kavuşturan doktorlarına teşekkür eden Çağıl, ‘Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum. Artık kendimi çok iyi hissediyorum’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————————Eğitim araştırma hastanesi dış plan görüntüAmeliyathaneden  görüntüOrgan nakil merkezi dış plan görüntüDHA Muhabiri Selma Kunar ANONSRÖP 1: Doç. DR. Tuğrul ÇakırRÖP 2: Doç. Dr. Ayca İnciRÖP 3: Birgül YaşarRÖP 4: Hasan ÇağılHastaların doktorları alkışlamalarıHABER: Selma KUNAR-KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,============================HDP’Lİ BAŞKANLARI TUTUKLANAN HAKKARİ VE YÜKSEKOVA BELEDİYELERİNE GÖREVLENDİRME HAKKARİ Belediye Başkanı HDP’li Cihan Karaman, Yüksekova Belediye Başkanı HDP’li Remziye Yaşar ve Belediye Meclis üyesi İrfan Sarı’nın dün çıkarıldıkları mahkemece ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ ve ‘örgüt propagandası’ suçlarından tutukanmasının ardından, bu sabah her iki belediye binası  önünde polis geniş güvenlik önlemi aldı. Yüksekova Belediye Başkanvekili olarak atanan Kaymakam Osman Doğramacı görevine başladı.Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘terör’ soruşturması kapsamında verilen yakalama kararı doğrultusunda polis, 15 Ekim’de Hakkari Belediye Başkanı HDP’li Cihan Karaman’ın Bulak Mahallesi’ndeki evinde, aynı saatlerde Yüksekova Belediye Başkanı HDP’li Remziye Yaşar Ankara’da, Belediye Meclis üyesi İrfan Sarı, Esenyurt Mahallesi’ndeki evinde, gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorguları tamamlanan Karaman, Yaşar ve Sarı dün Hakkari adliyesine sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edilen Hakkari Belediye Başkanı Karaman, Yüksekova Belediye Başkanı Yaşar ve Yüksekova Belediye Meclis üyesi Sarı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.HDP’li iki belediye başkanının tutuklanmasının ardından bugün sabah saatlerinde Hakkari ve Yüksekova Belediye binalarının önünde polis geniş güvenlik önlemi aldı. Mesai saatinin başlamasıyla da personel binaya alınırken,Yüksekova Belediye Başkanlığına Kaymakam Osman Doğramacı Başkanvekili olarak atandı.HDP’li Yaşar’ın, yerine atanan Kaymakam Doğramacı, saat 08.30 sıralarında belediye binasına gelerek, görevine başladı. Kaymakam Doğramacı, makam odasına geçtikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını makam odasına astı.Ardından gazetecilere açıklama yapan Doğramacı, İçişleri Bakanlığının talimatı ve valiliğin görevlendirmesi ile Yüksekova Belediye Başkan vekilliğine  atandığını belirterek şöyle konuştu: ‘İnşallah bütün Yüksekova’ya hayırlı uğurlu olur. Süreci anlatmaya gerek yok. Bundan sonrası konuşmak lazım. Yüksekova’da herkesin şehirle ilgili beklentileri var. İnşallah bütün Yüksekovalı’larla beraber yepyeni bir şehir inşa etmek hepimize nasip olur. Burası büyük bir ilçe ve potansiyeli de çok yüksek.  Yüksekova’da önceliğimiz şehir ve şehrin sorunlarını çözmek. Herkes şunu bilsin ki; biz kişilerle uğraşmaya, kişiler üzerinde takılı kalıpta şehri unutmaya gelmedik. Şehir önceliğimiz bütün çalışanlarımızla işlerini yapan, herkes bilsin ki; hakları bizim haklarımızdır. Yüksekova Beldiyesinde çalışan arkadaşlarımız şüphe etmesinler. Belediye’de ilerleryen zamanlarda hep beraber görülecektir ki; şehir için çalışan bu şehirlidir algısıyla hareket ediyoruz.  Eğer Yüksekovalı isek Yüksekova’nın menfaati için çalışacağız. Küçük çıkarlarımızı bir tarafa bırakacağız. Geleceğin büyük Yüksekova’sına gerçekten elbirliğiyle taş koymaya çalışacağız. Emeği, bakışıyla, fikriyle hep beraber bütün vatandaşlarımızla beraber yeni bir Yüksekova inşa edeceğiz inşallah bu konuda bize güvensinler, bize dua etsinler. Yolumuz uzun. Zamanız kısa. Bu noktada  sayın valimizin bizi buraya uygun görmeye, sayın bakanlığımızın bu husustaki bize verdiği görevle en iyi şeklide yapmak noktasında elimizden gelen gayretle göstereceğiz.’Hakkari Belediyesi’ne kimin atanacağı ile ilgili açıklama yapılacağı belirtildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————–Belediye binası önündeki geniş güvenlik önlemleri-Belediyeye kayyum atanan Kaymakam Osman Doğramacı’nın belediye binasına gelişi-Makam odası-Belediye Başkan Vekililğine atanan Doğramacı’nın açıklaması-Genel ve detaylarMehmet ÖZKAN- Yaşar KAPLAN/HAKKARİ-YÜKSEKOVA – ===========================61 YILDIR BAKIRCILIK YAPIYORBurdur’da 61 yıldır bakırcılık mesleğini devam ettiren Hasan İmrak (72) ailelerin çocuklarının masa başı işlerde çalışmasını istediği için mesleklerin öldüğünü söyledi.Hasan İmrak, ‘Mesleklere hiç heves yok. Bu yüzden günden güne ölüyor. 5 yıl sonra hiçbir meslekte çırak da usta da bulamazsın’ dedi.Burdur’da oturan Hasan İmrak, 11 yaşındayken babasının yanında bakırcılık mesleğine başladı. Mesleğini uzun yıllar sürdüren Hasan İmrak, babası yaşamını yitirince tek başına kaldı. Hasan İmrak’ın yanına alarak yetiştirdiği çıraklar da mesleği yapmadı. Mesleğini sürdüren Hasan İmrak, 25 yıl önce emekli oldu. Yıllar önce babasıyla birlikte çalıştıkları iş yerinin yıkılıp yenisinin yapıldığı Bakırcılar Arastasındaki dükkanda yaklaşık 40 yıldır çalışan Hasan İmrak, Burdur’da bakırcılığın tek temsilcisi olarak kaldı.’ŞİMDİ 1 BAKIRCI, 3 KALAYCI KALDI’Bakırcılığın baba mesleği olduğunu söyleyen Hasan İmrak, ‘Bu mesleğe başladığım zaman Burdur’da bakırcı ve kalaycı olarak yaklaşık 250 kişi vardı. Şimdi 1 bakırcı, 3 kalaycı kaldı. Bakırcılık mesleği her geçen gün ölüyor’ dedi. Herhangi bir iş yeri açan kişinin 840 lira Bağ- Kur priminin yanı sıra, kira gibi ödemelerle birlikte aylık 2 bin liranın üzerinde sabit gideri olduğunu anlatan İmrak, insanların bu işi yapmak yerine asgari ücretle çalışmayı tercih ettiğini aktardı. Bakırcılar Arastasındaki iş yerinde krom çelikten damıtma kazanları, bakır gülyağı damıtma kazanları imal ettiğini kaydeden Hasan İmrak, ‘Ben 25 yıl önce emekli oldum ama gideceğim bir yer yok. Mesleğimi seviyorum. Onun için bu dükkanda çalışmaya devam ediyorum. Krom çelikten el işi damıtma kazanları yapıyorum. Bakır gül yağı damıtma kazanları yapıyorum’ diye konuştu.’BENDEN SONRA BU MESLEK BİTECEK’Burdur’da kendisinden sonra bakırcılık mesleğini yapacak kimse olmadığını kaydeden İmrak, şöyle dedi: ‘Benden sonra Burdur’da bu meslek bitecek. Herkes çocuğum okusun, devlet memuru olsun, masa başında çalışsın istiyor. Mesleklere hiç heves yok. Bu yüzden meslekler günden güne ölüyor. 5 yıl sonra hiçbir meslekte çırak da usta da bulamazsın. En son 15- 20 yıl önce yanımda çırak yetişti. Onlar da mesleği bırakıp yem fabrikasında çalıştı.”TÜRKİYE’DE BENDEN BAŞKA YAPAN YOK’ Krom çelik kazan yapmayı 50 yaşından sonra öğrendiğini anlatan Hasan İmrak, ‘El yapımı krom çelik kazan ve bakır gülyağı damıtma kazanlarını Türkiye’de benden başka yapan yok. Krom çelik kazanlar ilaç, kuruyemiş ve şekerleme sektöründe kullanılıyor. Geçen yıl Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin’e de gönderdim. Bir kazanı 3 günde yapıyorum. 3 ile 3 bin 500 lira arasında satıyorum’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————–Hasan İmrak çalışırken detayHasan İmrak röportajHasan İmrak çalışırken detayHasan İmrak röportajHasan İmrak’ın yaptığı kazanları anlatmasıHABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

Bir önceki yazımız olan Hatay'da trafik kazası: 20 yaralı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir